İndirim!
dervis%cc%a7ane

Dervişane

Kur’ân-ı Kerîm ve sünnet-i nebî başta olmak üzere İslâm’ın diğer kaynaklarını da mükemmel bir dengeyle harmanlayan, insan sevgisi, nefsi ıslah etme ve ahirete yatırım ile İslâm’ın özünü ifade ederek orijinalliğini muhafaza eden tasavvufî sistem öteden beri dikkatimizi çekmekteydi.

 15,00  12,00

Stok Kodu: mavi32 Kategoriler: Etiketler: , ,

Yazar Hakkında

Fatih Çınar

1979 yılında Sivas’ta doğdu. İlk, orta ve lise eğitim ve öğretimini Sivas’ta tamamladı. 2006 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden ‘Sivas Mebusu Hacı Mustafa Takî Efendi, Hayatı, Eserleri, Fikirleri ve Tesirleri’ isimli lisans tezi ile mezun oldu. Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Ana Bilim Dalı’nda ‘Hamza Nigarî’nin, Hayatı, Eserleri ve Tasavvufî Görüşleri’ konulu yüksek lisans tezini (2009) ve Kayseri’de Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı 30 aylık ‘Hizmet İçi Eğitim Kursu’nu/Haseki’ tamamladı. (2006–2009) Ankara ve Sivas’ta çeşitli camilerde din görevlisi olarak çalışan Çınar, Tokat İl Vaizi olarak görevine devam etmektedir.
Çınar’ın CÜİFD, Yenidünya, Bilimname, İslam Araştırmaları, DEÜİFD, Somuncu Baba, Bizim Eyvan, Sultan Şehir, Sivas Kültür, Afak ve Eğri Köprü dergilerinde yayımlanmış çeşitli makaleleri bulunmaktadır. Yazar, evli ve üç çocuk babasıdır.

Kur’ân-ı Kerîm ve sünnet-i nebî başta olmak üzere İslâm’ın diğer kaynaklarını da mükemmel bir dengeyle harmanlayan, insan sevgisi, nefsi ıslah etme ve ahirete yatırım ile İslâm’ın özünü ifade ederek orijinalliğini muhafaza eden tasavvufî sistem öteden beri dikkatimizi çekmekteydi.

Ülkemizde büyük ölçüde bilgi kirliliği ile halkımıza takdim edilen bu sisteme ve mensuplarına dair bir süredir devam eden çalışmalarımızı insanımızın istifadesine sunmak için elinizdeki çalışmayı kaleme aldık. Sûfîleri çeşitli yönleriyle anlamayı ve sûfî bir perspektifle hayatı anlamlı kılmayı arzulayan kimselere temel olarak bilgi vermesi ve bu konuda insanımızı destekleyici yönüyle çalışmanın orijinal bir çalışma olduğunu ifade edebiliriz. Kendilerine has dil ve üslûpları itibariyle sûfîlerin birçok meselede anlaşılmadığı veya yanlış anlaşıldığı düşüncesi böyle bir çalışmayı kaleme almaya sevk eden amildir.

Çalışmada genel anlamıyla sûfîlerin Hz. Peygamber’i (sav) modelleme gayretleri, nefsin ıslahına dair nebevî metotlardan hareketle insanlara olan hizmetleri, Allah dostlarını anlama ve tanıma gayretimizin perde arkası ve sûfî düşünce sistemi çeşitli yönleriyle ele alınmıştır.