biribiziözetliyor
biribiziözetliyoralayiniziselamliyorum

Biri Bizi Özetliyor ve Alayınızı Selamlıyorum

Sağ-sol demeden Kitabın ortasından konuşmayı seven milletimizi ortadan başlayan kitapla ağlanacak halimize gülmeye, eğlenerek düşünmeye davet ediyorum. Davete icabet sünnettir unutmayın!

 15,00

Stok Kodu: mavi42 Kategoriler: Etiketler: ,

Yazar Hakkında

Recep Kara

Recep Kara

Doğdu, büyüdü ve yaşıyor denklemini tamamlamaya çalışıyor. Özünün geçmişi çok da havalı değil bu sebeple özgeçmişi okuyana bir şey kazandırmayacağı için zaten yetmeyen zamanı bir de böyle kaybetmeye gerek yok düşüncesinde. İllâki bir şeyler bileyim, kitabı okumadan önce yazarı hakkında bilgi sahibi olmak en büyük hobim diyorsanız; iyi anlatayım o zaman: Yeşil ve mavinin büyük ve mutlu bir yuvaya sahip olduğu, yağmurun bu muhabbetli yuvaya tuz biber olarak değer kattığı şehir Giresun’dan. Bedeni Giresunlu ama ruhu İstanbullu, zira İstanbul’da doğdu büyüdü ve de ilk, orta ve lise eğitimini tamamladı. Maliye okumaya niyetlendi iki yıl uğraştı, bana göre değil dedi bıraktı. Hukuk Fakültesi Adalet bölümüne sırf memurluk için niyetlense de onu da kendisine göre bulmadı. Edebiyat öğretmenliği hayaliydi ve hâlâ hayali, çok istedi olmadı. Bir rüya ile hiç aklının ucundan geçmeyen bir mesleğe niyetlendi ve Giresun Üniversitesi Radyo Televizyon Yayıncılığı ve Programcılığı bölümünü bitirdi. Çeşitli kanallarda muhabirlik, televizyon ve radyo programcılığı, gazete ve dergilerde yazarlık yaptı ve de yapmaya devam ediyor. “İnanan İmamlar” belgeselini çekiyor. Hayatını ve ahiretini şu sıralar Seyr FM/TV’nin genel yayın yönetmeni olarak kazanmaya çalışıyor. “Yedi Renk” adlı radyo programını yapıyor. Evli ve Muhammedî ahlâka öncülük etmek için yetiş- tirmeye çalıştığı Muhammed Alemdar’ın babası.

Biz, Mevlana Hazretlerinin sözlerini yazan, altına lise kompozisyon dersinde yetmiş alan öğrenci düzeyinde yazılarını ekleyenleri de, yaptığı programları editörlere üç beş kuruşa kitap haline getirenleri de, internetten kopyala yapıştır yazanları da gördük. Ve zor da olsa zamanla anladık.
Ancak dediğim gibi köydeki sarı kız gibi bağırıp mily- onlarca kişi tarafından izlenenleri, onları izleyenleri de anlayamıyorum.
Şunu da diyeyim sarı kızın “mööö’lemesinde bir ahenk vardı. İnsanı köyde yaşadığına ikna eden bir haykırıştı âdeta. Sarıksızdan değil, ama sütçü Fadime Teyze’den özür diliyorum. Sarı kızı sosyal medyadaki bir takım öküzlere benzettiğim için.