Peygamber Efendimiz (sav) ashabıyla Tebük Seferi’nden dönüyorlarken buyurdular ki: ‘Şimdi küçük cihâdı (cihâd-ı asgar) yaptık, artık büyük cihâda (cihâd-ı ekber) başlıyoruz.’ Ashâb-ı güzîn efendilerimiz şaşkınlıkla mukâbelede bulundular: ‘Aman ya Resûlallah! Bizler de çok zorlu geçen, büyük bir cihâd meydanından döndüğümüzü zannediyorduk. Bize büyük cihâdın (cihâd-ı ekber) ne olduğunu haber verir misiniz?’ Allâh’ın Resûlü İki Cihan Serveri Efendimiz Hazretleri buyurdular ki: ‘Nefsle cihâddır, mücâdeledir.’
Düşmanla cihâd edip harbe giriştiğimizi farz edelim. Bu harpte ölürsek şehit, öldürürsek gâzi oluruz. Amma büyük cihâd diye hadîs-i nebevîde ifâde buyrulan nefsle mücâhedede düşmanı öldürürsek gâzi-i ekber, oluruz; -Allah muhafaza- o bizi öldürürse, îmansız göçeriz.
Es’ad-ı Erbilî Efendimiz (ks) ‘Kişi tek başına, kendi kendine nefsini öldürmeye güç yetiremez’ buyururlardı. Bir kutb-ı cihâna teslim olmadan, bu büyük nefs düşmanını, tek başımıza kendi gücümüzle bertaraf edemeyiz. Ancak şimşîr-i hakîkat denilen kutb-ı cihânın hakîkat kılıcı nefs düşmanın boynunu vurabilir. Onu kökünden kesip atabilir!
| Fiyat | 200 ₺
| Türü | Sohbet
| Yayın Tarihi | 25.01.2025
| ISBN | 978-605-9899-25-3
| Baskı Sayısı | 3. Baskı
| Dil | Türkçe
| Sayfa Sayısı | 120
| Cilt Tipi | Karton Kapak
| Kağıt Cinsi | 90 gr. Enzo Kâğıt
| Boyut | 13,5 x 19,5 cm
Müşteri Yorumları